Tüm cilt ve yüz bakımı fırsatları için tıklayın !
Bugün başka bir şey var. Hava tüm soğukluğunu içime püskürtüyor sanki. Ellerim buz, yüzüm beton, burnum kırmızı. Seçenek sunuyor önüme ”Onunla bir daha görüşmeyeceksin, yoksa sen bilirsin…” diye tehdit biçiyor. Hassas noktamı bulan kişi canıma kast ediyor. Savaşamıyorum. ”Senden bir dakika bile uzak kalmak istemiyorum!” diye diretiyor değer verdiğim insan. Ve ben ona dönüp ”Bende!” diyemiyorum. Biliyorum ki desem tehdite kurban gideceğim. Ve hiç olmak istemediğim ortamın içinde bulacağım kendimi. Bunları bilmek çok acı, gözlerimin dolup dolup akmasını görmek dahada acı. Nefret ettiğim insana dönüp ”Ne yapıyorsan yap, onu kaybetmeyeceğim!” diyemiyorum. Çıkamıyorum bu sokaktan. Ağır geliyor acılar, sancım her zamankinden çok daha fazla. Taşıyamıyorum bu yükü. Kolay yol varken neden? diyesim geliyor ama yutuyorum. Tam aradığım adamı bulduğum anda onu kaybetmek zorunda oluşum canımı yakıyor. Aradığım erkek? Beni değiştirmeye çalışmadan, olduğum gibi kabullenerek seven adam. ”Geç buldum erken kaybettim” sözü yankılanıyor kulaklarımda. Üşüyorum, ağlıyorum ve tükeniyorum…
Hayat denilen olgunun neresindeyim? Diye çok sordum kendime. Kurtarıcı adamın farklılığını anladığım andan itibaren ona yakın olmak istiyorum. Buluşmaya hep bir adım geriden yaklaşan ben en önde bayrak taşıyorum. Ama buluşamayacağımı bilmek, bile bile kaybetmek, severken gitmek zorunda olmak her şeyin ne kadar çıkmaz olduğunun göstergesidir! Lanet olsun her şeye.
Ana Sayfa
Şiir
Makaleler
Haberler
Fotoğraflar
Biyografi







Teşekkürler.
Webmaster cok tesekkurler…
Selamlar Kubra